kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2007 Perşembe

kadının yaratılışı....mitolojik bir öykü...


Kadın olmak zor...Lakin üstesinden kolayca geliyoruz.Yaradılışımızın gereği herhalde...Bu hikaye mitolojide sevdiklerim arasında ve sizlerle paylaşmak istedim...
Hepinize iyi haftalar...

Prometheus'un kurnazlıkla çalarak insanlara verdiği akıl onları şımartınca Zeus o zamana kadar yalnız erkeklerden ibaret olan insan topluluğuna ceza vermek istedi ve onlara kadını gönderdi. Zeus , oldukça başarılı bir usta olan oğlu Hephaistos'tan kadını yaratmasını istedi. Hephaistos babasının isteği üzerine çamuru su ile yoğurdu ve görenleri şaşırtacak güzellikte bir kadın vücudu yarattı.Olympos'ta oturan tanrıçaların en güzeli olan ve kendi karısı olan Aphrodite'in vücudunu model olarak kullanmıştı. Heykel bitince onun kalbine ruh yerine bir kıvılcım koydu. O zaman heykelin gözleri açıldı. Kolları bacakları kıpırdamaya ve dudakları konuşmaya başladı. Onu süslemek için bütün tanrılar ve tanrıçalar yardım ettiler. Herkes kendisinden ona bir şey armağan etti ve ona Rumca "bütün armağan" anlamına gelen Pndora adını taktılar. Athena ona güzel bir kemer, süslü elbiseler verdi. Letafet perileri Kharites beyaz göğsüne parlak altın gerdanlık taktılar. Aphrodite başına güzellikler saçtı. Güzel saçlı Horalar ilkbahar çiçekleriyle onu süslediler. Hermes Pandora'nın kalbine, hıyanet ve aldatıcı sözler yerleştirdi. Zeus da ona esrarlı bir kutu armağan etti ve ona dediki; Sakın verdiğim kutuyu açma, içindeki iyi şeyler uzaklara kaçar ve onların yerine fenalıklar gelir, seni rahatsız ederler. Bu kutuyu iyi sakla bütün insanların saadeti ve felaketi bu kutunun açılıp açılmamasına bağlıdır. Böyle dedikten sonra baş tanrı ilk kadını yeryüzüne indirdi ve Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a gelin olarak gönderdi. Prometheus kardeşine Zeus'dan hiç bir şekilde hediye kabul etmemesini tembih ettiği halde Pandora'nın güzelliğine hayran kalan Epimetheus öğüdü tutmadı ve onunla evlendi. Pandora da tıpkı tüm kadınlar gibi doğuştan meraklı olduğunda dünyaya gelir gelmez kutunun içinde ne olabileceğini düşünmeye başladı ve Zeus'un uyarısını unutarak kutuyu açtı. Kutunun içindeki hastalık, keder, ıstırap, yalan, riya gibi insanları rahatsız edecek ve onları felakete sürükleyecek ne kadar kötülük varsa hepsi açılan kutudan kuşlar gibi uçuştular. Pandora hatasını anlayarak biraz sonra kutuyu kapadı ancak kutuya kapatılan kötülüklerin arasında, insanları yaşatacak, teselli edecek "ümit" te vardı. Fakat ümit dışarı çıkamamış kutuda kalmıştı.. Böylece Zeus ilk kadını beraberinde kötülüklerle dolu bir kutuyla yeryüzüne yollayarak insanlardan intikam almıştı.

27 Haziran 2007 Çarşamba

saçlarımız için öneriler!


Bu sıcaklarda en son düşündüğüm şey saçlarım.Sadece bir tokayla tutturup çıkıyorum dışarıya.Açık bırakmaya imkan yok. Akşam bir baktım uçları kırılmış ve bakımsız bir görüntüsü var.İstanbul günlerimde, etraftaki 20 li yaşlardaki kızları görünce kendimi kötü hissetmemem mümkün değil. İşe saçlardan başlayıp,bakımlı olmanın ilk adımını atalım arkadaşlar. Sizin için bir kaç önerim olacak.Bakımlı oldukça kendimizi iyi hissedeceğiz ve etrafa gülücüklerimiz daha da artacak.Kesinlikle bir başkası için değil,kendimiz için bakımlı olmak gerekiyor. Hepinize bu sıcaklarda iyi bir günler diliyorum.

SAÇLARINIZ Yaz mevsiminin ardından saç telleri de bakım yapılmadığı zaman tıpkı bir saman gibi kurumaya yüz tutar.Tatil dönüşünde tuzlu deniz suyu, güneş ışınları ve kumun zarar verdiği saçlarınızı eski sağlıklı haline döndürmezseniz ileride daha büyük sorunlarla karşılaşırsınız. Onları hayata yeniden döndürmenin formülleri bu yazıda sizleri bekliyor.Işıltısını yitirmiş ve kurumuş...
İşte, uzun süren bir tatil döneminin ardından zorlu yaz şartlarıyla baş başa bırakılmış saçların hali. Vücudumuzun, kendimizi dış dünyaya sergilediğimiz bu en güzel bölgesi işte şimdi özel bir bakıma gereksinim duyuyor. Zararlı UV ışınlarının, kuru havanın ve deniz ya da havuz sonrasında sık yıkamanın etkisiyle zayıf düşüyor. Tatilde yıpranan saçlarınızı eski sağlıklı hallerine döndürmenin bazı püf noktaları var.
DOĞRU YIKAMA
Saçların yıkanması sırasında özellikle dikkat edilmesi gereken birtakım kurallar var. Çünkü bileşenlerinde "tensid" bulunan şampuanlar saçın yapısını bozuyor ve tellerinin kurumasına ve incelmesine yol açıyor. Bu yüzden şampuan seçimi sırasında saçlarınızın ihtiyacını doğru belirlemeli ve mümkün olduğunca içeriğinde doğal ve koruyucu maddeler bulunan şampuanları tercih etmelisiniz.Kullandığınız şampuan miktarı da saç bakımında önemli bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Eğer saçlarınızı her gün ya da iki günde bir yıkıyorsanız bir kez şampuanlamanız yeterli. Avucunuza döktüğünüz yeterli miktardaki şampuanı kafanıza sürmeden önce ılık suyla karıştırın ve başınızın üst tarafından başlayarak masajla saçlarınıza yedirin. Bunun en önemli nedeni yağın saçın uç kısımlarında birikmiş olmasıdır. Saç, uçları dışında genellikle kurudur. Kimyasal maddeler ki, bunlara şampuanlar da dahildir, saçla ne kadar az temas halinde olursa sağlığı açısından o kadar iyidir. Yumuşak bir kafa derisi masajı hem rahatlatır hem de buradaki kan dolaşımını harekete geçmesini sağlar. Ve küçük bir öneri; saçlarınızın kuruluğundan şikayetçiyseniz, o zaman saçlarınızı her gün yıkamaktan vazgeçin. Bu durumda saç dersinin kuruluğundan dolayı kaşıntıyı ve kepeği de önlemiş olursunuz.
İYİ DURULAMA
Saçlarınızı yıkadınız. Şimdi sırada durulama ritüeli var. Durulama sırasında önemli olan ürünü mümkün olduğunca ılık suyla saçlarınızdan arındırmak. Saçlarınızın taranır hale gelmesi ise ancak durulama sonrasında kullanılan saç bakım kremiyle mümkün olur. Bakım kremleri saçların kaybettiği nemi geri kazanmasını sağlar. Bunun yanı sıra saçların vitamin kaynağı ve olumsuz dış etkenlere karşı en büyük koruyucularıdır. En pratik olanları ise hepsi bir arada olan ürünlerdir. Saç uzmanları, şampuan ve kremin bir arada olduğu ürünlerin birtakım önyargılara rağmen kullanılmasında sakınca görmüyorlar. Cildinizi de her gün kremlemiyor musunuz?ÖNERİ: Son durulama suyunun içine bir yemek kaşığı sirke ya da limon suyu ekleyin. Saçlarınızdaki parlaklığa siz de inanamayacaksınız.
ÖZEL BAKIM KÜRLERİ
Gözünüze zahmetli görünse de ve zamanınızdan biraz çalsa da saçlarınıza haftada bir kez uygulayacağınız bakım kürü onlara parlaklığını ve sağlığını geri kazandırır. Saçınıza özel ürünü kuru saçlara sürün ve saç uçlarına kadar masajla iyice yedirin. Bu tarz kürler kurumuş saç yapısının yeniden canlanmasını ve eski yumuşaklığına geri dönmesini sağlar. ÖNERİ: Eczanelerden alabileceğiniz içeriğinde biotin ve pantenol bulunan özel bakım preparatları saçları içten güçlendirici etkiye sahiptir.
NOT: Saçlarınızı mümkün olduğunca açık havada kurutmaya özen gösterin. Sıcak fönler oluşturdukları yapay çöl iklimiyle parlaklıklarını kaybetmelerine neden olur.Değmesin yağlı boya!Evet, belki saçlarınızın kendi doğal rengi güzel ama taze ve canlı bir renk tonu da size farklı bir hava katabilir. Oksidatif boyalarla yeni saç renginiz yaklaşık iki ay ya da başka bir deyişle 6-8 yıkama boyunca kalıcılığını korur. Bunun en büyük nedeni saç yapısının bu sırada korunuyor olmasıdır. Eski saç boyaları sadece saçta tutunurken, oksidasyon geçirmiş renk maddeleri doğrudan saçın içine nüfuz edebilir. Ama dikkat, saç renginin açılması o kadar kolay bir işlem değildir. Saçın kepek tabakasını kurutarak aynı zamanda yapısının bozulmasına ve saman gibi kurumuş saç tellerinin ortaya çıkmasına neden olurlar. Bazen hayal ettiğiniz saç rengi de iyi sonuç vermeyebilir. Saçta az bekletilmiş boya sarı ya da turuncu tutamlar oluşturabilir. Ayrıca havuzlar da boyalı saçlar için risk oluşturmaktadır. Kullanılan klor sarı tonu kolaylıkla yeşile çevirebilir. Bunun için saçlarınızı haftada bir kez olmak üzere peeling ya da derin etkili temizleyici şampuanlarla yıkayın. Böylelikle jöle, köpük gibi şekillendiricilerden, kireç ya da mineral artıklarından saçlarınızı korumuş olursunuz.İmdat saçlarım dökülüyorSadece erkeklerin değil kadınların da son yıllarda en büyük kabuslarından biri saç tellerinin incelmesi. Araştırmalar, bu duruma her üç kadından birinde rastlandığını ortaya koyuyor. Eğer saçlarınızın günde en az 100 telini kaybediyorsanız, siz de o riskli gruptansınız demektir. Bu durumda eczanelerde bulabileceğiniz hormonal etkili ürünlerin yanı sıra homeopatik preparatlar için de uzmanlardan yardım almalısınız.
MEVSİMİNE GÖRE SAÇ BAKIMI
Mevsim geçişleri neden önemlidir? Saçlarımız bu dönemde neden her zamankinden daha fazla ilgiye ihtiyaç duyar? Ve bakım ritüeli değişmediği halde neden cildimiz farklılıklar gösterir?
İLKBAHAR: Soğuk kış günleri havalar ısınmaya başlasa bile iz bırakmadan ortadan kaybolmuyor. Kaloriferlerin kuruttuğu ya da şapkaların altında gizlediğimiz saçlarımız ve saç derimiz ilkbaharla birlikte özel bir bakım istiyor. Bakım programında ise özellikle kuru saç derisi için uygulanan bakım kürleri öne çıkıyor.
YAZ: Fazla ısı saçlar için tehlikelidir. Saç tellerinin kurumasına ve incelmesine neden olur. Yaz mevsiminin "yaraladığı" saçların acil bakımı ancak güneşten zarar görmüş saçlara eski canlılığını kazandıran özel saç bakım kürleriyle mümkündür. Bu durumda mutlaka kullanılması gereken bakımlar arasında UV korumalı olan ürünler ön sıradadır. Saç renginin tazelenmesi de yine bakım yapan boyalarla gerçekleştirilmelidir. Bunun için en doğru bilgiyi size yine kuaförünüz verecektir.
SONBAHAR: Tatil sonrasında güneşin saçlarınıza verdiği zararı görmezden gelemezsiniz. En belirgin olanı nem kaybından dolayı meydana gelen kuruluktur. Bunun için ekstra nem içeren bakım kürlerinin yanı sıra boyalı saçlar için de saçlarınızın rengini tazeleyen saç boyası ve yeni bir saç modeli idealdir.
KIŞ: Yılın bu en soğuk mevsimi beraberinde kepeklenme, kaşıntı gibi sorunları da getirir. Sıcak kalorifer ısısı ve dışarının soğuk iklimi saçlarda elektriklenmeye neden olan gerginliğin sebeplerindendir. Bu "uçuşan saç" sorunu nemlendirici saç spreyleri, şampuanlar ya da kürlerle önlenebilir. Eğer saç derinizin kuruluğundan şikayetçiyseniz markaların özel saç tonikleri ya da saç derisi emülsiyonları nemlendirici içerikleriyle çözüm olabilir.
Aklınızda bulunsun
Saçlarınızı yıkamadan önce taramanız gerektiğini biliyor musunuz?
Nedeni oldukça basit, saçınızda kullandığınız şekillendiricilerden arta kalanları yıkama öncesi arındırmış oluyorsunuz. Kullandığınız şampuanın mutlaka saç tipinize uygunluğunu kontrol edin. Ayrıca ürünün cilt p-H değerlerini içeriyor olması da önemli.
Saçlarınız cansız ve mat mı?
Bu durum, yaptığınız yanlış ürün seçiminden kaynaklanıyor olabilir. Saçlarınızı ılık suyla ıslattıktan sonra avucunuza aldığınız bir miktar şampuan eşliğinde küçük dairesel hareketlerle saç derinize masaj yapın. Ardından saçlarınızı iyice durulayın. Saçlarınızı yıkarken fazla miktarda şampuandan ve sıcak sudan uzak durmalısınız. Önemli bir ayrıntı daha; saçlarınızı bir kez şampuanlamanız arınmaları için kesinlikle yeterli.Saçları sık yıkamak hem saç derisini hem de saçları kurutma riski yaratıyor.
Eğer saçlarınız kuru ise her gün yıkamak zararlı olabiliyor. Ayrıca saçlarınızın son dönemde kuruluğundan şikayetçiyseniz, banyo öncesinde bebe yağıyla masaj yapıp yarım saat saçınızda bekletin, daha sonra saçlarınızı yıkayın.
Kimyasal işlem görmüş ya da boyalı saçlar için özel şampuanlar kullanmak gerekiyor. Böylelikle hem rengini daha uzun süre korumuş hem de saçlarınızın yıpranmasını önlemiş olursunuz.
Saçları uzun süre toplu tutmak, sık eşarp kullanmak, tarak ve fırçayla sıkça taramak, kepek üretimini artırıyor ve dökülmelerine neden olabiliyor.